Ermenek Team
 

COĞRAFİ YAPISI:

ERMENEK VE ÇEVRESİNİN JEOLOJİK YAPISI VE JEOMORFOLOJİSİ
 
Taşeli Toroslarının bulunduğu sahadaki kıvrılmalar 3.jeolojik zamanın ilk yarısına rastlamaktadır.Bütün Taşeli Torosları bu devirden önce denizlerle kaplıydı. 2.zamanda Toroslar Bölgesi geniş ve yüksek dağlardan yoksun, alçak bir arazi durumunda idi. Batı ve İç Anadolu tatlı su gölleri ,Güney Anadolu ve kısmen Toroslar Bölgesi denizlerle kaplı idi.Karaman-Ermenek-Anamur yolu üzerinde Yellibel’e kadar olan kısımlarda göl canlılarına ait fosiller ,tortullar ve çökellere rastlanır.2.zaman hayvanlarından olan LAMELİBRANŞ’lar, konglomera ve jipsler Yellibel,Sultanalanı ,Ermenek Şehri kuzeyindeki yaylalarda ve Kazancı sırtlarında kolayca görülmektedir.
3.zaman sona ermeden az önce Ermenek yöresi sular altında bulunuyordu.Eosen devrinde kısmen göller ,kısmen denizlerle örtülü bulunan Taşeli, miyosen devrinde yeniden yükselmiş ve üst tabakalar hafifçe kubbeleşmiştir.(Yumrutepe,Kızıldağ ,Bozdağ ,Mennan Dağları ,Cenne ve Halimiye Dağlarında görüldüğü gibi)Bu sırada İç Anadolu hafifçe yükselmiş , Torosların güneyi ve batısı alçalarak Akdeniz meydana gelmiştir.Bu yükselme akarsuların aşındırmasını kuvvetlendirmiş ve eski peneplenleri gençleştirmiştir.Bununla beraber Yumrutepe ,Sultanalanı ,Akdağ ve Bozdağ’da olduğu gibi dağ zirvelerinin dalgalı düzlükler manzarası göstermesi eski peneplenlerin ortadan kalkmamış olduğunu göstermektedir.
Sarıtaş Bucağı ,Yerköprü ,Kamış ve Görmeli Köprüsü yakınlarına görüldüğü gibi akarsular kalker araziye gömülerek dar ve derin boğazlar meydana getirmişlerdir. Göksu ,yatağı boyunca son derece daralan ve “kapız” adı verilen dimdik yamaçlı boğazlardan geçer. Taşeli yaylasının yüzeyini meydana getiren miyosen devri kalkerleri kıvrımlardan mahrum sadece kubbeleşme şekliyle yükselmiş bulunmaktadır.1.2. zaman arazileri 3. zaman kalkerlerinin altında bulunmaktadır. Bu durumu kıvrımlı akarsuların dar ve derin vadilerinde görmek mümkündür. Kalkerli serityum polidanalara , nimülitli kalkerlere ,Kazancı,Kayaönü, Çamlıca ,Tepebaşı civarında bol bol rastlanır. Kazancı linyit, Güneyyurt, İkizçınar,Tepebaşı yörelerinde kalkerli ve kumlu tabakalar 3. zamana aittir.
Ermenek ve yöresinin bir çok yerleri tortul kütlelerle kaplıdır. Kalker,suları bir süzgeç gibi alta geçirdiği için göl oluşumu yoktur. Akarsuların çoğu yazın azalır. Ermenek çevresinde yüzey şekillerinin oluşumunda suların tesiri büyük olmuştur. Ermenek’in yakınında Delik kaya adıyla anılan mahaldeki peribacaları biçimindeki oluşumlar ,setler halinde görülen konglomeralar ,delik deşik olmuş kalkerli dağlar hep suların tesiriyle meydana gelmiştir.
Yer altı sularının mihaniki ve kimyasal tesirlerine Ermenek’in her yerinde rastlanır. Maraspoli ,Kayaönü ,Aşağı Çağlar mağaraları yeraltı sularının tesiriyle oluşmuştur. Yeraltı suları kalkerli kütleleri eritirler. Su içindeki CO erime işini hızlandırır. Önce yeraltında bir takım odacık ve galeriler meydana gelir. Sonra galeriler arasındaki bölmeler kalkarak geniş boşluklar teşekkül eder. Bu boşluklara mağara denir.
Alta kil gibi geçirimsiz tabakaların üzerinde kum, kireç,çakıl gibi kütlelerin bulunduğu yerde yağmur ve kar suları üstteki kütlelerden kile kadar girer ve toplanır. Böylece kil üzerinde kaygan bir duru oluşur. Yerçekimi kuvvetiyle üstte ve yamaçta bulunan kum ,kireç ve çakıl gibi döküntüler aşağıya doğru hareket eder ki bu kütlelere “KAYŞAT ya da ETEK DÖKÜNTÜSÜ” denir. Ermenek’in bağlar bölgesi ,Güneyyurt ,Kazancı arası alanda kayşatlı alanlar görülür.
Taşeli Platosunun belli başlı yerşekillerini karstik oluşumlar meydana getirir. Bunlar içinde özellikle lapya ,dolin, obruk, düden, polye, sarkıt - dikitler , yer altı - yerüstü mağaraları ve inler göze en çok batanlardır.
Başlıca yaylaları : Kamış Yaylası, Sarıpınar, Dikenli, Sultanalanı ,Akpınar v.b.’dir. Yöre için ovadan söz etmek mümkün değildir. Ancak vadiler arasında bir kısım koyaklar ile genişçe düzlükler bulunmaktadır. Bölgenin en alçak yeri de en geniş düzlüğü de Ermenek ilçe merkezinin güneyini saran bahçelerden daha güneye doğru uzanan, Sarıtaş Bucağı ile Çimene kapızı arasında kalan bölgedir. Burada rakımın 550-560 m.ye kadar düştüğü yerler vardır. Sağlı sollu Göksu çayı boyunca uzanan düzlük kuzeye çıktıkça yükselir ve Ermenek şehir merkezini bulunduğu yerde ortalama yükseklik 1250 m.dir. Ermenek bölgesinde en geniş düzlük olan ve Delallar düzlüğü denilen bu kısımdan sonra ikinci büyük düzlük Tekeçatı vadisidir. Bakusan Çayının menderesler yaparak aktığı bu düzlükten sonra üçüncü düzlük Çevlik ve Ayna derelerinin Sarıveliler önünde birleşerek güneyde Fındık deresine kavuştuğu yere kadar olan sağdaki dere yatağının iki yanında uzanmaktadır.
AKARSULAR:
Akarsular sonbaharda yağmurlarla, ilkbaharda kar sularıyla kabarır.bir kısım dereler bazı yıllarda tamamen kesilir. Akarsular yamaçlardan fışkırırcasına çıkan bol ve gür kaynaklarla beslenir.
 
 
Gökdere:
Geyik Dağlarının güneyinden gelerek Kırk Geçit boğazlarından gelen Kevsene Çayı ile, Akdağ yamaçlarından inen Çökeles Deresinin birleşmesindn meydana gelen çaya Gökdere denir. Gökdere Ermenek Çayının ilk başlangıç kolu sayılır. Bu çay biraz aşağıya doğru kuzeyden Tahtalı, Tufan ve Çorak dağlarından inen Yürük deresi ile Barçın eteklerinden inen Killik ve İğne derelerinin birleşmesiyle oluşan Fariske Çayını alır, Muzvadı Çayını da güneyden alarak çoğalır. Ardıçkaya (Nadire) köyünün kuzeybatı yamaçlarından aldığı yeraltı kaynak suları Nadire Suyu ile ,Koçaş Dağları’ndan inen dereleri özellikle Düdenderesi’ni de alarak iyice kuvvetlenir.Ardıçkaya ve Boyalık Köyü eteklerinden sonra Ambar boğazı adı verilen dar ve dik yamaçlı derin vadiye girer. Burası kalkerli arazide suların en dar ve derin şekilde yardığı bölümlerden biridir. Vadinin su seviyesinden itibaren yüksekliği 450-500 m.yi bulur.
Kapız adı verilen bu tip dar ve derin boğazların en tipiklerini Görmeli köprüsü ile Evsin köyü arasındaki su yatağında görmek mümkündür. Burada bazı yerlerde su yatağı meydana getiren iki yamaç arasındaki mesafe 8-10 m. kadar düşer.
Ambar boğazından sonra vadiden kurtulan Gökdere Sarıtaş bucağı mevkiinde kuzeyden gelen Küçük su ile birleşir. Buraya kadar Gökdere olarak adlandırılan çay, bu birleşmeden sonra ERMENEK ÇAYI adını alır. Ermenek çayı çevrede Büyük su, Göksu gibi isimlerle anılırsa da doğru olanı budur. Ermenek çayı Göksu ismini ancak kuzeyden Bucakkışla önünden gelen Gökçay veya Bıçakçı suyu adı verilen ikici bir kolla Mut ovasında Suçatı mevkiinde birleştikten sonra alır. Taşıdığı su miktarı Gökçay’dan çok olmasına rağmen nedense Ermenek çayına ikinci derecede bir çay olarak değer verilmektedir. Ermenek çayının yaz sonunda en az anındaki akımı saniyede 40 m3 tür. Bol zamanında ise 300-350 m3 kadardır. Uzunluğu ise 200-220 km. kadardır.
Tekeçatı suyu:
Balkusan yöresinden toplanıp gelen Balkusan deresi ile, kuzeyden Aktepe ve Tangır-Keben arasındaki Aykadın deresinin Mihraplı, Leğenli ve Kızıl dağlardan gelen Çukurçimen dereleriyle Tekeçatı mevkiinde birleşmesinden meydana gelir. Bu kollar oldukça bol su taşır. Bu birleşmeden sonra Yerköprü denilen, jeolojik yapı bakımından çok ilginç doğal bir köprüden geçerek Çamlıca Köyü eteklerinde Ermenek çayına dökülür.
Ermenek çayı ve kollarından sulamada çok az kullanılır. Ambar boğazı ve Görmeli köprüsü civarı, baraj yapımı ve elektrik üretimi için son derece uygun yerlerdir. Burada Gezende barajı yapılmış olup , Ala köprü(Görmeli) vadisinde ikinci bir baraj için etütler yapılmaktadır.
Ermenek çayı ve kollarının geçtiği vadiler, derin ve yüksek yamaçları, eşsiz ormanları ve doğal güzellikleriyle son derece güzel bir manzara meydana getirmişlerdir. Sazan, yörede en çok avlanan balıktır. Düzenli ve mevsiminde avlanmadığı için son yıllarda nesli azalmıştır. Ayrıca lüfer ve alabalık çevre sularında bulunan balık türlerindendir.
Nadire ve Zeyve çayı bol ve gür bir kaynaktan beslenerek oluşmuştur.

Büyük dağa kar yağmadıkça küçük dağa sıra gelmez.
Ata Sözü
Gilendi Hanından çıktım Yelliye
Gocasu da ırast geldim Güllüye
Bir laf attım ulaşmadı Zilliye
Oturup orada kalasım geldi

Taa Mutlardan Kösereli Yörüğü
Kamışlıda yetiştirmiş Eriği
Omuzunda Darabulus Sarığı
Aynısından bende alasıım geldi

Tolbunar Suyundan sulanır Tosun
Kabalak Taşında Kınalı Yosun
Tanıdım nazlı yar işte sen osun
İşte şimdi burda gülesim geldi

Bozeşşek üstünde gittim bayağı
Alışmışta Gıra çeker Ayağı
Hacasan Gırında Nohut Goyağı
Oturup El ile yolasım geldi

Laedri
 
Bugün 21 odwiedzający (76 wejścia) kişi burdaydı!
=> Chcesz darmową stronę ? Kliknij tutaj! <=
Ulaşım adresimiz : troopsturk@hotmail.com