Ermenek Team
 




ERMENEK'İN TARİHİ KONUMU ERMENEK VE ÇEVRESİ PREHİSTORYASI

Ermenek tarihçilerin Klikya dedikleribölgededir.Klikya'nın sınırlarını şöyle çizebiliriz:Batıda Manavgat(Melas) çayı kuzey, doğu ve güneyde Haydar Bulgar dağları, Aladağ Seyhan(sarus) ceyhan(Pyianmus)ırmaklarının yukarı kısımları, Amanus dağları ile Akdeniz arasında kalan bölgedir.Bazı yazarlara göre dörde fakat esaslı olarak ikiye ayrılan Klikya'nın doğu tarafına takriben Tarsus(Gydnos) çayının doğusunda kalan ovalık kısıma köylük Klikya- ovalık Klikya(cilice champetre); Tarsus çayının batısı ile Manavgat çayı arasında kalan Göksu(Kalygadnos) nehri havzasında taşlık Klikya(ülice Tracheé) denmektedir.Seyhan Ceyhan nehirleri arasında kalan kısma Toros Klikyası da denir.Taşlık Klikya'nın batı sınırları Alaiye(Coracesium) şehrinin doğusunda bulunan buruna kadar uzar.Klikya'da korsanlığı kurduğu söylenen Diyadot Trifonun şatosu bu buruna hakim olandağdadır.Roma konsülü Pompeyüs bu şatoyu yıkmış isede kalıntıları hala görülmektedir.
Taşlık Klikyanın başlıca şehirleri Silifke(Selevkia),Gazipaşa(selin),Mut(olio),ERMENEK (Germanikapolis),Anamur(Anemiruim) Yukarı İrnebol(İrnepolis) tahminen yukarı İzvit Balkusan arasında Demotropolis, Lemus(lausedus)Çukurbağ Köristanı(Gaystrus) Hadim yakınlarında(Astra) ile Bozkır(İzora) da taşlık Klikya'nın sınır şehridir. Bugün bu şehirlerin bulunduğu yarım adaya Taşeli denmektedir.Taşlık Klikya batıda Antalya bölgesi (Pamfilya) kuzeyde Isparta ,Burdur yöreleri (Pusidya)Bozkır,Beyşehir yöreleri(İzavri)ve Konya(Lykaonya)mıntıkalarıyla çevrilmiştir. Ermenek taşlık Klikya'nın tabiat şartları bakımından çok engelli en az verimli ve girilmesi en zor bir yerinde bulunduğu için bütün tarih boyunca İç Anadolu Likya,Pamfilya,kıyılrında ovalık Klikyada yaşayan kavimlerin zor ve istila karşısında bir sığınak yeri olmuştur. Ermenek bölgesi Hititler devrinde yaşamış olan Arzava Krallığına bağlı Hopalla bölgesi içindedir.Külek ve Çalut vadisinin meydana getirdiği tabii yolun dışnda kalan Ermenek ve yöresi seyyahlar ve bilginlerce yurdumuzun en az tanınan en az ziyaret edilen bir bölgesidir.Eski ve orta çağın meşhur seyyahlarının bir çoğu Ermenek'e ya hiç uğramamış ve ya pek az bilgi vermekle yetinmişlerdir. Yeni ve yakın çağalrda taşlık Klikya'da her hangi bir kazı yapılmamış esaslı araştırmalarda bulunulmamıştır.Charles Texier ve V.Langlois Ermenek'in yalnız ismini yazmakla yetinmişlerdir.Bu sebeple Ermenek'in eski ve orta çağ tarihi hakkında bilgilerimiz çok noksandır. 1833-1834 yılları arasında Anadolu'yu bir hayli dolaşmış bulunan charles Terciergin Klikya kelimesi Fenikeli Ekenorun oğlu (cilise)den alınmıştır.Eskiden Klikya'da yaşayan kavimlere Hypaehoca ismi veriliyordu.V.Langlois Heredottan alarak klik kelimesinin bu bölgede yaşayan kaimlerin diline göre Tarsus'un timsali olan camız manasına geldiğini söylüyor.Ovalık Klikya sulak bir yer olduğu içincamız yetiştirmeye elverişlidir.Strabo kaya manasına gelen petra kelimesini Göksu kenarındaki dağlar için kullanmaktadır. Zağfran(safran)mağaraları adını verdiği Maraspolis mağaralarını da Dünyanın en korkunç ve büyük mağarası olarak kaydetmektedir.Yine Charles Texier Tor kelimesinin Suriye dilinde dağ anlamına geldiğini ve Toros kelimesinin Yunancada Tavros kelimesinden geldiğini söyleyenler de vardır.

TARİHTEN ÖNCEKİ DEVİRLER
Ermenek'in kuzeyindeki kayalıklardaki Maraspolis(Maraspulla) mağaraları Dünyanın en korkunç ve tabii mağarasıdır.Bu mağaranın eski çağın insanlarına mesken ve birçok kanlı dehşetli maceralara sahne olduğu şüphesizdir.Maraspolis civarında ve içinde yapılacak araştırmalar Ermenek ve civarı tarihine ait bir çok karanlık olaylara ışık verecek bir değerde olabilir. XX.yüzyıl içinde yabancı ve Türk arkeoloğla,rı klikya ve Pamfiyanın Mersin,Si lifke, Tarsus,Antalya şehirleri ve civarında yaptıkları kazılar ve araştırmalarla eski çağ tarihine ait yeni bilgiler elde etmişlerdir.Liverpol Üniversitesi namına 1939'da Mersin (pamuk Tepe)de araştırmalar yapan Garsteng ve Miss Hetty Goltman2ın yaptıkları kazılar.Hititler zamanına kadar Klikya bölgesi tarihini biraz aydınlatmıştır. Maraspolis mağaralarındaki yapı kalıntıları. Ermenek Kebendibi yokuşu solunda Erenler adı verilen mezar, mağaralardaki insan kemikleri ve şehrin her tarafından görülen mezar mağara lar,toprakların altından çıkan seramik parçala rı, bina harabeleri ve yapı taşları,iki delik adı verilen mağaralar ilim alemini bekleyen bi rer muammadırlar. ? Kilise denen yerlerde ve
HİTİTLER'DEN ÖNCE ERMENEK

M.Ö. 2500 yıllarına doğudan gelen çivi yazı sı Hititleri Naşaşlı Hititleri Uviler adlarını verdiğimiz Proto Hititler Anadoluyu birbaştan bir başa ele geçirmişler ve Anadolu'nun çehresini değiştirmişlerdir.Bu de virde Ermenek bölgesinde bulunana Hopalllalılar,Solimler Valmalar'aLuviler genel ismi verilmektedir.Luviler M.Ö.30 yıllarını takiben asırlarda Taşık Klikya'nın tamamına hakim idiler.M.Ö. II. bin içinde Deniz yolu ile gelen Akalar Girit,Kıbrıs adalarını Anadolunun güney ve batı kıyılarını ellerine geçirirler.Bu kıyılarda yaşayan ahali yi içerlere sürerler.Bazan anlaşarak dost olurlar.Ticaret yaparlar ve kız alıp verirler. Böylece Klikya'da Proto Hitit ve Akaların karışması ile yeni bir millet ve dil meydana gelir.Ermenek'teki Maraspolis Silifke'deki Şeytanlık Mevkiindeki mağaraları bu devirde de meskundurlar. Akat kralı I. Sarrukire'in (M.Ö.2725-2670) sedi memleketi ve altın dağına gittiğini Sina ra tabletlerinden öğreniyoruz.Ancak I. Sarrukire'nin Ermenek yöresine kadar girdiği iddia edilemez.Altın dağlarının Amanos ve orta Torosların doğu kısmı olması muhtemeldir.M.Ö.II. bin başlarında Naşaşlı Hititlerin kralı Anittaş'ı(M.Ö.1950)Klikya bivilerinin büyük kral olarak tanıdığını Hitit tabletlerinden öğrenmekteyiz.Bu devirde Ermenek Hopalla bölgesinin önemli bir şehridir.İmsiden Fariske ve Bozkır'a kadar uzayan sayısız mağaralar meskundur.Ancak Ermenek'in adının ne olduğunu bilmiyoruz.Ancak Gargara köyünün(Şimdiki Güneyyurt Kasabası)adı o devirde bu bölgede yaşayan Gargaralardan kalmıştır.

ERMENEK ŞEHRİNİN EN ESKİ ADI

Ermenek şehrinin o devirlerdeki adının Marassa daha sonrada Maraspolis olduğunu ihtiyat kaydıyla söyleyebiliriz.Şu kadar ki Marassa harya'dadır.Bu bölgede ikinci bir Marssa şehrinin olduğunu bilmiyoruz.Ancak ssa, ss,asa,Amos,ath heceleri Proto Hititlerin yer adlarına ait ismlerde kullanmaktadırlar.Maraspolis kelimesinin Polis heceleri Proto-Hititlerde Akaların karışımından sonra eklenmiş olabilir.M.Ö.II.bin ortalarında Maraspolis Mağaraları mevcut ve meskun olduğuna göre Ermenek şehrinin o devirlerde adının Maras,Marass veya Marassa olması akla yakın gelmektedir.Ermenekliler Maraspolise Maraspulla derler.Ermenek'in Hititler zamanında Hopalla bölgesinde bulunduğunu söylemiştik.Hopalla ile Maraspulla kelimelerinin birbirine benzerliği filoğlarca tetkike değer bir konudur. Hitit Krallığı devrinde Ermenek Hitit bakanı III.Duthaliye(M.Ö.1400 e doğru)zamanında kızvatana(Ceyhan-Seyhan nehirleri arasında)Hititlerin elinden Arzavalılar Ana Beyşehir,Dinar,Ilgın bölgelerine kadar Hitit topraklarını yağma edrler ve ele geçirirler. F.Cavaignac ile L.Delapot Arzava bölgesinin Antalya körfezinin doğu kısımları ile Mut,Ermenek,Hadım,Bozkır yöreleri;J.Garstang ise Arzavayı Antalya körfezinin batısında Denizli,Burdur,Isparta yöreleri olabileceğini iddia etmektedir.Ancak J.Garstang<..Aynı zamanda II. Murşil devrinde daha geniş sahaya yayılmış olan Hopalla Kofederasyonunun Mira,Saha ırmağını da içine alan Arzavanın hudutları kuzeyde yukarı Menderes(Meander) de Afyonkarahisar'a uzanıyordu.Güneyde Dalaman(indüs)ırmağına kadar bütün sahil boyunca devam ediyordu>> demekle Arzavanın sınırlarının zaman zaman değiştiğini küçülüp büyüdüğünü kabul etmektedir.Netice olarak M.Ö.1400 yıllarında Ermene^'in Arxava Kofederasyonuna dahil bulunduğunu ve Hopalla Krallığı hudutları içinde olduğunu kabul edebiliriz.Hapalla F.Cavaignac'a göre Çumra,Bozkır,Beyşehir,Seydişehir bölgeleri,J.Garstong'a göre Alaiye,Anamur,Ermenek,Hadim,Bozkır bölgelerine, L.Delopart'a göre Konya,Kadıhanı,Ilgın bölgeleridir.Hapalla'nın Frygler zamanındaki Capalla olduğunu Kirer ve Vilyom kabul eder.Bu bölgenin bir kısmı da Konya'nın Çığıl Köyü mevkiindedir. M.Ö.XIV. yüzyıl ortalarına doğru canlanan ve kuvvetlenen Hitit İmparatorluğunun Subbibuliyuma zamanında (M.Ö.1330-1346)Hititlerin Arzava bölgesine girmeğe çalıştığını görüyoruz. Bu yıllarda Mısır firavunu III.Amenofis'in Arzava kralı Tarkudavaba ile mektuplaştığı ve Arzava kralının kızıyla evlenmek istediğini Tel-tol amarva mektuplarıdan öğrenmekteyiz.Subbiluliyamanın Arzavanın dağlık ve kuzey kısmını teşkil eden masa bölgesini zabdedemediğini Masa bölgesinin II.Murşil zamanında alındığını Hitit tabletlerinden öğreniyoruz.L.Dolaport ve J.Garstang Masa bölgesi olarak Isparta,Burdur,Denizli yörelerini Prof.E.Cavaignac'a göre Bozkır,Ermenek,Fariske yöreleridir.(Ermenek'in Görmel köyü yakınında bir Mazı yaylası vardır.)Arzava'nın sınırları nasıl daralmış ve genişlemiş ise Masa bölgesi de batıda Denizli doğuda Ermenek yörelerine kadar uzayıp daralmıştır.Kanaatımızca Ermenek yöreleri Masa bölgesinindoğu kısımlarını teşkil etmektedir.Arzava ve Masa bölgeleri hakkında elimizde bulunan bilgileri böylece kısalttıktan sonra yeniden Taşlık Klikya'da siyasi olaylara geçebiliriz. II.Murşil M.Ö.1344-1330)Arzava kralı Uha-lu-is'i mağlup eder ve Kıbrıs'a kaçmağa mecbur bırakır.Mira Hapallabölgeleri büyükHitit İmparatorluğuna bağlanır.Mira Prof.ECavaignac'a göre Karaman,Ereğli bölgelerine J.Garstang'a göre Burdur,Eğridir bölgelerine tekabül etmektedir.II.Murşil bu zaferden sonra Arzava ve Hopalla prensliği ile Klikya ve Lykya kıyılarını ellerinde tutan ve Arzava ile dost olan Akalarla bir müddet daha uğraşmıştır.Gargaradaki "İkizini" adı verdiğimiz kabartma bu devre ait bir Hitit anıtıdır.M.Ö.1400 yıllarına doğru Klikya kıyılarında kolonileri bulunan Akaların II.Murşil ve daha sonraki Hitit kralları devrinde Arzava kralları ile birleşerek Hititlerle mücadele ettiklerini Bogaz Köy tabletlerinden öğreniyoruz. Bu devirde Akalı korsanların zaman zaman Ermenek bölgelerine kadar girmeğe muaffak oldukları katidir. Korykos,Maraspolis,Olba gibi şehirler bu korsanlara sığınak vazifesi görmüşlerdir. Maraspolisin korsanlar eline geçmesi MÖ.1200 den sonradır.Bu tarihten sonra Arzava bölgesi Klikya adını alıyor. Taşeli tarihi ile ilgili bölgeleri şöyle kısaltabiliriz. HOPALLA:Beyşehir, Suğla gölleri bölgesinden doğuda çumraya,güney ve batı kıyıya ve Ermenek bölgelerine kadar uzayan bölge;
MASA:Ermenek,Bozkır, Hadim yöreleri;
MİRA:Karaman,EREĞLİ YÖRELERİ;
SAHA:E.CAVAİGNAC'A göre Akseki Delaport'a göre Sandıklı yöreleridir.Manavgat çayı bölgesi olabilir.
ARZAVA:Mut,Ermenek,Bozkırdan Denizliye kadar uzayan bölge.

HİTİTLERDEN SONRA ERMENEK

Hitit Kralı IV. Duthlığa zamanında Madduvatta adlı bir Eti Prensi önce krala isyan eder.Akalarla dost olur.Bir müddet sonrada Akalarla da arası açılıp mağlup olunca krala sığınarak sadakatle çalışacağına yemin eder.Ermenek,Mut bölgelerinde bir beylik kurar.Muduvatta daha sonra birçok entrikalar çevirerek Hititlerin zayıflamasından faydalanır sınırlarınıAnamurdan Afyona kadar genişletir.M.Ö.1180 tarihlerine doğru Büyük Hitit İmparpatorlu'ğunun şehirleri yakılıp yıkılırken Ermenek Klikya binalrı le birlikte Frglerin nüfusu altına girmiştir. M.Ö.XI. Asırda batıya doğru topraklarını genişletmeye çalışan Asurlular Karkaöış,Maraş ve Klikya'yı ellerine geçirirler. Eski Kızvatanı(orta Toroslar ve ovalık Klikya)ve taşlık Klikya'da 24 krallık mevcuttu.Asur kralı Tığtatralasar(M.Ö.764-726) zamanında Hilakku dedikleri Klikya kralı Urriki Asurluların hakimiyetini tanımış ve vergi vermeyi kbul etmiştir.Bu beylikler (M.Ö.722-705)II.Sargon zamanında Frglere ve korsanlara karşı hudut koruyuculuğunda bulunuyorlardı.Bu devirlerde Ermenek yöresinin Frgler,Asurlular ve kıyıdaki korsanlar arasında tampon olduğunu ve daha çok korsanların elinde kaldığını görüyoruz.II.Babil kralı II.Nabukadnazar zamanında M.Ö.625-605)bütün Klikya Babil devletine bağlanır.Ermenek'in Akaların,Frglerin,Asurve Babillerin ne zaman geçtiğini nasıl ve ne zaman çıktığını kesin olarak bilmiyoruz.Heredot Klikya kralı Sıyanisisısın Lidya kralı Alyat ile Med kralı Kiyaksar arasında hakemlik ettiğini yazmaktadır ki Lidyalıların da Ermenek'e bir müddet hakim olduğu anlaşılıyor.Klikya kralının karısı Episkaya Pers kralı Korus ile Tarsusta bir anlaşma yapıyorlar.Bu devirde Klikyada bir krala bağlı birçok küçük beyliklerin olduğu anlaşılıyor. Lidya kralı Kroisos ile Pers kralı Kirus arasındaki şavaştan sonra Anadolu Persleri eline geçer.(M.Ö.546)Peers kralı Kambis zamanında Ermenek Persleerin eline geçer.I.Daryus zamanında Perslerin Anadoludaki satraplığı Klikya idi. Satraplık merkezi Tarsus olup Ermenek de bu satraplığın merkezi idi.Klikya kralı Perslere heryıl 500 gümüş talent ağırlığında vergi ile 360 beyaz at göndermekle yükümlü idi.Ermenek'te ortaokul(şimdiki meslek yüksek okulunun yanı) üç aslan heykeli Persler devrine ait olup muhtemelen bir tapınağın giriş kısmını teşkil etmektedir.Mes savaşları sırasında Kiserkesin donanmasında Klikyalıalr 100 gemi ile Perslere yardım ediyorlar.Bu savaşların sonlarına doğru Atinalı Simon Klikya kıyılarını Perslerden alır Erdişir ile yapılan Tarsus,Silifke,Ermenek Yunanlıların eli,nde kalır.(M.Ö.458) Onbinlerin ricatından sonra Isparta kralı Ajesilas ile Erdişir arasındaki Antelkidas barışına göre Klikya kıyıları ve Ermenek tekrar Perslerin eline geçer.Takriben(M.Ö.356-397)

İSKENDER DEVRİ HELENİSTİK ÇAĞDA ERMENEK

M.Ö. 332 yılında büyük İskender Tarsus'a varır.Kıyı bölgesi ile bağlantıyı temin etmek ve geriyi emniyete almak için taşlık Klikyaya girer.İzavriya(İzori,Bozkır,Ermenek,Hadim yöreleri)Pamfilya(Antalya) kıyıları bu hareket sonucunda zaptedilir.Merkezi Silifke olan bir eyalet kurulur.Meşhur bilgin Aristo bu eyaletin başına getirilir.Eski Arzava ve Hopalla topraklarına M.Ö.III. asırdan itibaren İzavriya(İzori)adı verilmektedir.Olba (Mut'ta)İzorinin batısında önemli bir şehirdir.İzorinin merkezi ise Ermenek(Maraspolis) ve Yengibar(Bozkır yakınında)İzori kalesi idi.İskenderin ölümünden sonra Ermenek Selevkosların eline düşer. SELEVKOSLAR DEVRİ: Sselevkos soyundan gelen Persler tarafından kurulmuş ve İzavriya Antiokheia'sı denilen kati olmamakla beraber Ermenek olduğunu birçok kaynaklar kabul etmektewdir.Kipertin hritasında İzavriya Antiokheia'sını Ermenek yakınında Yukarı İvzit Balkusan yörelerinde gösteriyor.J.Selevkosun ölümünden sonra Mısır hükümdarı III. Ptolemaios (M.Ö.285-246)Selevkos kralı I.Antiokhus ile yaptığı savaştan sonra Klikyayı zapteder ve
BİZANS VE MÜSLÜMANLAR DEVRİNDE ERMENEK

Roma imparatorluğu 395 yılında kesin olarak ikiye bölündükten aonra Ermenek Doğu Roma toprakları içinde kalır.İzavriya Bizanslıların Anadoludaki eyaletinden birisidir.İzavriya sülalesinin (117-749) kurucusu olan III.Leon'un bazı kaynaklar Ermenekli bazıları da Germanike'li(Maraş) oldu ğunu iddia etmektedirler. III.Leon Emevi istilasından Anadolu'yu kurtarır.Seyit Battal Gazi İzavriya bölgesini Ermenek'i zaptetmiş ama Afyon civarında ile karşılaşmıştır. Emevilerle Bizanslılar arasındaki kanlı ve çetin savaşlar sırasında Ermenek yine Bizanslıların elinde idi. Abbasi halifesi Mehdi zamanından itibaren müslümanlar Anadoluyu bu arada Ermenek bölgesi ni almak için yeniden hücuma geçerler. Amerion sülalesi(802-861)zamanında Abbasilerle Bizanslıların mücadelesi çok şiddetli olmuştur.Halife Mutasun zamnında Gülek muhafızı Afşin,Mut,Ermenek ve Antalya civarını zapteder.Mutasım'dan sonra zayıf düşen Abbasiler Makadonya sülalesi zamanında(866-1056)Anadolu'nun büyük bir kısmı bu arada Ermenek'i Bizanslılara terke mecbur kalmışlardır.Bizanslılar devrinde XIII.-IX.veX. asırlarda Ermenek çevresinde manastır hayatı yaygın bir halde idi.Ermenek şehri yakınındaki İnöğlesi,Kilise mevkiileri bu
devrin büyük manastırları idiler.

OĞUZLARIN İSTİLASI VE ERMENEK

Makedoya sülalesinin son zamanlarında Türkler Anadoluya girmeğe başladılar.Bu sırada Ermenek ve civarında küçük Bizans tekfurları bulunmaktaydı.Oğuz Türkleri'nin önlerinden kaçan Ermeniler Toros Dağlarına sığınarak Rubenler devletini(Klikya Ermeni Beyliğini)kurdular.(108-13393)Bu beyliğin kurucusu olan Ruben'den sonra Kostantin zamanında I. Haçlı orduları Anadoluya girer.Haçlılarla işbirliği ve onlara yiyecek temin eden Kostantin topraklarını genişletmeyi başarır.1123'e kadar geçen zaman içinde Rubenler bütün Klikyayı bu arada Ermenek'i de zaptederler.Bizans İmparatoru Komenus Ermenek'i Rubenlerden geri alır.Rubenlerden II l Leon(185-1219)Bizans egemenliğinden kurtulur ve III. Haçlı ordusunu Anadolu'dan geçirmek isteyen Alman İmparatoru Frederik Barbaros ile işbirliği yapar.Selçuk Türkleri'nin akınları karşısında Ermenek'e sığınmağa mecbur olur.II.Leon Frederik'i karşılamağa hazırlanırken Frederik Ermenek çayında boğulur.Boğulduğu yer kesin olarak malum değildir.Frederik'i Göksu'da boğulduğunu söyleyen kaynaklar vardır.Xıı.Asrın sonlarında ErmenekLemus Halgası adlı bir beyin idaresinde idi.II.Leon Selçuk sultanı I.Kıyaseddin Keyhüsrev'e Silifke,Alaiye civarını terke mecbur kalır.Rubenlerden I.Holten Selçuklulara karşı koyabilmek için 1226 da Moğollarla ittifak eder. 1228 de I.Alaaddin Keykubat Ermenek'i zaptedip vergiye bağlar.Bu sırada Ermenek ve civarı kalelerdeki küçük baronlar halinde idi. 1015-1016 dan itibaren doğudan gelenoğuz boyları Ermenek ve yöresine yerleşirler.Mut,Sinanlı Ermenek2in Balkusan KAmış Aykadın, Muhallar yöresine yerleşenler arasında Karaman oymağı çoğunluğu teşkil ediyordu.Karaman oymağı reislerinden Nure Sofi ve oğlu Karaman Taşelindeki Baronları(beylikleri) birer birer ortadan kaldırarak 1256'da Karaman Beyliğini kurarlar.Bazı kaynaklar Karaman Oğulları Beyliğini kuranların Üçoklardan Salurlar'a, bazı kaynaklar da Bozoklar'dan Avşarlar'a mensup olduklarını söylemektedirler.Bu konunu münakaşasını Karaman Oğulları'nın kurulrşu bölümünde yaparak Karaman Oğulları Beyliğini kuranların Afşarlar'a bağlı bulunduğunu isbata çalışacağız. Karaman Oğullarının Ermenek'i zaptı 1246-1250 yılları arasında olmuştur.1256 yılından sonra Ermenek'in tarihi Karaman Oğulları tarihine bağlıdır. Karaman Oğulları Beyliği Fatih tarafından yıkıldıktan sora (1474-1475)Ermenek kesin olarak Osmanlıların eline geçer. Bu bölgedeki azınlıklar çıkarılır.İçeldeki Ermeniler Samatyaya yerleştirilir.Böylece bütün Klikya ve ovaları yeşil ve şirin Toroslar yalnız Oğuz Boylarının yurdu haline getirilmiş olur. Ermenek ve yöresi Bizans ve Karaman Oğullarına ait kilise,cami, kale, köprü, medrese, heykel gibi eserlerle doludur.Ermenek ve çevresinde bulunan bakır paraların büyük bir kısmı Bizanslılara aittir. Karaman devri sanatlarının en eski veen çok güzel ve özellik taşıyan eserleri Ermenek'tedir. Şehrin şimdiki adı olan Ermenek kelimesi 19-20 yıldır kullanılmaktadır.Dha önce bu kelime Ermenak şeklinde yazılmakta idi.Şimdi de PTT damgasında hala şehrin adı bu şekildedir. Ermenek'in tarihi bahsinde de belirtildiği gibi en eski adı Marassa veya Maraspolis olabilir. M.Ö.III. asırda İzavriya Antiokhicasının Ermenek olduğunu ileri süren kaynaklar kuvvetlidir.M.I.asırda şehrin Germanikapolis adını aldığını görüyoruz.Daha sonraki devrlerde şehir Ermenek şeklinde yazılıp söylenmeye başlanmıştır. Ermenek kelimesinin Ermenilerle asla ve asla bir ilgisi yoktur.Çünkü Ermenek devamlı Rubenlerin elinde kalmadığı gibi küçük Ermeni beyliklerinin bu bölgedeki hakimiyeti de fazla uzun sürmemiştir.Kurulduklrı andan itibaren Oğuzların akınlarıyla bu bölgeyi temessül edici bir kudret ve kuvvet gösterememişlerdir.Ermenek yöresinde Ermenice hiçbir isim yoktur.Yumrutepe;Yellibel,Tekeçatı,Sultanalanı,Sarıvadi,Aykadın,Çavuş,Küçük su,Akpınar,Yerköprü gibi dağ köy nehir isimlerinin yüzde doksan beşi Türkçe, geri kalanı da Irnabol, Lamus,Muhallar gibi Grekçedir.Yer isimleri hiçbir zaman Ermenilerin bu bölgede kesin bir egemenlik tesis edememiş olduklarını katiyetle belirtilmektedir. Bir kısım yazarlar Ermenek adının İrem-nak tan doğduğunu bağlık bahçelik bir yer olduğu anlamından doğduğundan bu ismi aldığını söylüyorlar.Bazıları da <> ile <> ve Uygurcada yamaç anlamına gelen<> hecelerinin birleşmesi ile << kahraman insan yeri >> anlamına geldiğini iddia etmektedirler.Ermenek'in < er-men> kahraman adam manasına gelen kelime ile hecesinin birleşmesi ile doğduğunu söyleyenler de vardır. Bu iddiaların bazı hece ve kelime benzerliğinden faydalanılarak yapılmış şahsi mütaalardan ileri kanaat taşımadığı kanaatindeyim. Ermenek kelimesinin İslam Ansiklopedisinde belirtildiği gibi;Germanikapolis kelimesinin asırlar içinde değişik bir şekli olduğunu, Ermenilerle yakından ve uzaktan hiçbir ilgisinin olmadığını müsbet bir bilgi olarak kabul edebiliriz. Evliya Çelebi Salnameler,Hammer,Cihannüma ve diğer kaynakların da şehrin adını Ermenak şeklinde yazmaktadır.Türk dilinin yapısına göre şehrin adının Ermenek şeklinde yazılması doğrudur.

SEYYAH VE SALNAMELERE GÖRE ERMENEK

XV.Asrın ikinci yarısından sonra (1475) Osmanlı idaresine geçen Ermenek İçel Sancağına bağlanır.Bizans,İslam,Osmanlı-Karaman Oğulları savaşları sırasında yol,koprü saray,köşk gibi bayındırlık eserlerinin bazıları tahrip edilmiş ve sonraki asırlarda da bakımsız kalmıştır.Ermenek'i kıyı bölgelere ve iç Anadoluya bağlayan yollar asırları ihmali neticesinde tamamen kapanmış Anadolunun tam bir Ergenekonu halinde kapanmış ve böylece iktisaden çok geri bir duruma düşmüştür.Ermenek bu Ergenekodan yıllarca okumuş tahsilli insanları ile dağları ertebilmiş ve dış dünyaya açılabilmiştir.Bu yolda da Önder Bozkurt'u sarışın Kurt Mustafa Kemal ATATÜK'tür. Ermenek' kıyı bölgelere ve iç Anadoluya bağlayan yollar asırların ihmali neticesinde tamamen kapanmış ve böylece Ermenek'in iktisaden çok geri bir duruma düşmüştür. Ermenek'in daha önceki durumu şöyleydi;Diğer bölgelerle ilişkisini Mayıs -Aralık ayları arasında hayvanlarla sürdürürdü.Örneğin Karaman'a 3 günde varabiliyordu. Roma ve Bizans devirlerinde dünyanın sayılı şarap istihsal merkezlerinden birinin Ermenek olduğunu şırhane(şırakmana)kalıntıları ve tarihi vesikalardan öğreniyoruz.XVIII-XIX. asır seyyahlarının ifadelerine göre Ermenek çok fakir bir durumdadır.Aykadın dilendi,(dilendi denen yer Delendi hanıdır) Karaman yolunun durumunu bugün bile biliyoruz.Evliya ÇELEBİ :Ermenek ile Karaman arasındaki yol için: "Nevzübillah biaman yollardır". diye bahsetmektedir. XVI.asrın arazi defterlerine göre Mescitli,Zaviye ,Değirmenlik,Bağarası Mahalleleri ile Gargara,Eskiğce,Delallar,Balkusan,Lemus,Çavuşlu,Uğurlu,Paşakışlası köylerinden ibaret bulunuyordu. Ermenek XVI. XVII. XVIII. Asırlarda Adana eyaletine bağlı Silifke Sancağı içinde paşa hassıdır ve bir voyvoda idaresindedir. Evliya Çelbi Ermenek'in 2 nahiyesi 70 köyü vardır. 150-300 akçe ile sadaka olunur. 18neferi kethüdarı serdarı ve nakib-ol-eşrafı ve şeyhülislamı bulunduğunu söylüyor."Ermenek'in bağı bahçesi dağı taşı tutmuştur.Bezi,narı,beyaz buaş ekmeği ve kalesi meşhurdur" diyen seyyahımız, Ermenek'te 50 dükkan bulunduğunu Bezestanı olmadığını ama her aranılan şey bulunan şirin bir kasaba olduğunu yazıyor.Halkının yorgun ve fakir olduğunu yazıyor.Ermenek'in ayanı olarak Süleyman Bey ve kardeşi Ahmet Ağayı bildiriyor.Mağaraları ve geniş şekilde Ermenek kalesini anlatıyor.Evliya ÇELEBİ Ermenek'i bağ, bahçe ve akarsuları bol bir kasaba olarak gösterir.Evliya ÇELEBİ Ermenek'e 1671'den sonra uğramıştır. Katip Çelebi Cihan Numasında Ermenek'in Larende'ye(Karaman) iki menzil uzaklıkta bağ bahçe ve akarsuyu bol bir kaza olduğunu suyunun bir mağaradan çıktığını:mağaranın (Maraspolis)içinin meşalelerle inilebildiğini yazar.<> 1851'de Ermenek'ten geçen Alman seyyahı Schönborn, Ermenek sokaklarının çok dar, nüfusunun 2700 olduğunu bir cami ve birkaç dükkandan başka bir şeyi olmadığını söyler. Tanzimatın ilanından sonra 1845 de yapılan yeni vilayet teşkilatına göre Ermenek İçel sancağının merkezi olur.Kazaları Mut,Silifke,Anamur,Karataştır. 1285 Hicri yılı Konya vilayeti salnamesinde Ermenek'e bağlı 10 narahı,nahiyesine bağlı 30 köy mevcuttur.Bu salnameye göre sancak merkezi olan Ermenek beldesinin nüfusu 3700'dür.Nevahı nahiyesinin nüfusu 5786 olarak gözüküyor.1309 yılı Adana salnamesinde Ermenek Silifke sancağına bağlı kazadır.Nevahı nahiyeside Ermenek'e bağlıdır.47 köyü vadır.Köyleri ile beraber nüfusu 25658 müslüman, 7 hiristiyan olmak üzere 25665 dir. Ermenek kazasında 24 cami, 62 mescit, 1tekke 6 medrese, 64 çeşme,2 han,2 hamam, 13 değirmen, 315 dükkan, 12 fırın, 62 mektebi sibyan, 3980 bağ, 1 rüştiye, mektebi ibtidaiye, 1 kütüphane olduğu yazılıdır.1287 yılında Ermenek sancak merkezliğinden çıkar.Sancak merkezi Silifke olur. 1326 H.1910 Miladi yılında Konya'ya bağlanır.Konya'nın 10 kazasından biri olur.Bir nahiyesi 47 köyü vardır.H 1331 M.1915 yılında İçel müstakil sancak olunca Ermenek tekrar İçel sancağına bağlanır.H.1335 M.1919 da tekrar Silifke'den ayrılarak Konya'ya bağlanır.1926-1927 yılı Salnamesinde Konya vilayetine bağlı bir kaza merkezi olmuştur. 
kaynak :benimblog.com

Büyük dağa kar yağmadıkça küçük dağa sıra gelmez.
Ata Sözü
Gilendi Hanından çıktım Yelliye
Gocasu da ırast geldim Güllüye
Bir laf attım ulaşmadı Zilliye
Oturup orada kalasım geldi

Taa Mutlardan Kösereli Yörüğü
Kamışlıda yetiştirmiş Eriği
Omuzunda Darabulus Sarığı
Aynısından bende alasıım geldi

Tolbunar Suyundan sulanır Tosun
Kabalak Taşında Kınalı Yosun
Tanıdım nazlı yar işte sen osun
İşte şimdi burda gülesim geldi

Bozeşşek üstünde gittim bayağı
Alışmışta Gıra çeker Ayağı
Hacasan Gırında Nohut Goyağı
Oturup El ile yolasım geldi

Laedri
 
Bugün 21 odwiedzający (58 wejścia) kişi burdaydı!
=> Chcesz darmową stronę ? Kliknij tutaj! <=
Ulaşım adresimiz : troopsturk@hotmail.com